Çarşamba, Aralık 22, 2010

Ve bu şehirde hala bir deniz yok

çok uzun zaman oldu. çok özledim yazmayı. çok da şey birikti. gerçi blog kaderine terk edildi, herkes twitter aleminde ama benim twitter'ım yok. neden? yok işte. belki olur kim bilir. facebook sağolsun eski fotoğrafları koyuverdi önüme bu gece, çok kişinin kulağını çınlattım, çok şey hatırladım.

değiştim ben, herkes gibi. herkesin gittiği gibi gittim ben de her yerden, herkesten. en son buralara yazdığım zaman etrafımda olanların çoğu da baktığım hiçbir yerde yok şimdi. dağıldık bambaşka yerlerdeyiz. mezun olduk biz. ayrı ayrı şehirlere dağıldık. böyle olacağını bilmiyormuşuz gibi de üzüldük ama mecbur alıştık bambaşka hayatlara. o deli dolu üniversite günleri sona erdi çoğumuz için. ben mesela, diplomalı bir filologum artık. her mezun gibi koca bir yazı diplomalı işsiz olarak geçirdikten ve birçok kapı suratıma çarpıldıktan sonra-neymiş tecrübesizmişim, yabancı dili herkes biliyormuş, mesleki yeterliliğim neymiş, 4 yıl boyunca kitap mı okumuşum- siyasal bilgiler fakültesi kapılarını açtı bana ve şimdi bir adet yüksek lisans öğrenci kimliğine sahibim. kendime ait bir evim var, yurt hayatı sona erdi. iş hayatı başladı bir yandan. daha yorulmadım ama her çalışana olduğu gibi, bana da bir günün 24 saat olması az, bir ayın 4 hafta olması çok geliyor. annemi, babamı, ablamı ve kardeşimi deli gibi özlüyorum en çok. kalbimin en büyük parçası izmit'te hala, bir kısmı istanbul, bir kısmı da eskişehir'de. özlüyorum... günde en azından 10 defa tekrarlıyorum bunu. özlüyorum. özlüyorum işte.

peki ya saçım? sorsanız miniminnacık derim kendisi için. ee o da değişti tabi. mekanlar, insanlar, hava bile değişti. kışları yaz, yazları kış gibi yaşar olduk.

ve bu şehirde hala bir deniz yok.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

o şehirde bir melih gökçek var diyerek en yüzeysel non-duygusal yorumumu yapardım. lakin
denizsiz sor arkadaş.
girmesek de yüzmesek de...
hey gidim hey

woundheir dedi ki...

olmaz olaydı diyerek en içgüdüsel cevabımı verirdim lakin denizsiz zor tabi. deniz kokusu.

Seray Çırak dedi ki...

sevindim yine yazdığına :) gebze'den yazıyorum ben de şimdi. hayat cidden amma değişti bu bloglar açıldığından beri. vay anasını diyor ve yaşamaya devam etmiyor muyuz? ilginç...