Perşembe, Eylül 25, 2008

balad

güzel mi gülüyorum dersin? ya da ne kadar yakışıyor bana gülmek? gülmeyi unutmadım hiç, ara verdiğim olmuştu çokça, ondan bu eğretilik biliyorum. hayır, silme! bırak kalsın gözümün ucundaki o damla. insan ağlamayı unutmamalı ve hatta hep hatırlamalı diye saklıyorum onu orada, zaten gülerken bile düşecek diye korkuyorum. yanağımdan süzüldüğü anı seviyorum en çok, o kadar sıcak ki parmağımın ucuyla dokunduğum anda mutlu oluyor soğuktan uyuşmuş ellerim. o yüzden ağlamak da güzeldir, hem de soğuk bir gülümsemeden daha fazla.

gözyaşını tattın mı peki sen? tuzlu derler ya hep yanılıyorlar bence. gözyaşının tadı her zaman aynı değildir. hüznün ne kadar ağırsa o kadar yakar ve en çok ölümde acıtır çatlayan dudaklarını. mutluluktan ağladın mı hiç? işte o an tadı olmaz gözyaşının. sessiz gelir mutluluk gözyaşları, boğazın düğümlenmez, ateş sarmaz bedenini ve yakmaz dudaklarını, yanaklarını. o yüzden hatırlamıyorsun mutluluktan ağladığını. bir düşün!

kaç mezar taşına dokundun? ben saymadım hiç, kiminin mezar taşı bile yoktu, mezarı olmayanları da gördüm hatta. bazen bu mezar taşları geçer gecelerimden, titrer gözümün ucundaki o damla. hepsini o kadar erken tanımasaydım derim ama her geçmiş gün gibi o günleri de değiştiremem ki...

bıraktım bu gece mumların ışıkları süzülsün odamda ve geçmesin o mezar taşları da. gölgelerin dansını izlemek yeterince sarhoş ediyor, bir yandan kendimi en huzurlu hissedeceğim yeri hayal etmeye çalışıyorum. neresi olduğunu da bir bilsem! annemin dizleri ve babamın göbeği uzaktaymış artık, büyümem gerektiğini hatırlatıyorlar. ama niye? bilmek istemiyorum... aynaya bakıyorum, gözlerimin içine. belki oralarda bir yerdedir, çoktan gözlerime değmiştir ve ben dünyayla tanıştığım gün ruhuma bulaşan ve bir türlü üzerimden atamadığım o şaşkınlığım yüzünden fark edememişimdir yine...

aklımın kuytularında çalan şarkıyı duymanı isterdim. dans etsen benimle... ya da dokunsan saçlarıma! ya da dur dokunma! çınarların gölgesinde yürüyelim seninle, rüzgar tararken saçlarımı. o an o kadar özgürler ki sen de mutlu olursun biliyorum. işte bu yüzden ben en çok rüzgarı seviyorum.

hatırlar mısın diye sorma bana artık. hatırladıkça çirkinleşiyorum ve daha bir belirginleşiyor yüzümün çizgileri. soru sorma bana bu gece. bırak da ben anlatayım ne az ne de kendimden daha fazla. suskunlukla haşır neşirim şu sıralar kendimle başbaşa kaldığımda. aklımın odalarında oyun oynuyor düşünceler. bak işte burada, en gencini biraz önce dünyaya getirdim. bu ne şımarıklık! kapıları çarpa çarpa, ordan oraya oyun mu olurmuş hiç?

ya da bir dakika! benimki de laf mı şimdi? sen de hiç söylemiyorsun. yarın olgunlaşınca hiçbiri oynayamacak ki bir daha. bir zamanlar çocuk olduğunu unutmak diye buna denir! her akşam salıveriyorum aklımın odalarına hepsini, sonra kızıp duruyorum. ya da şımarıklık mı benimki de? ama nefes aldırmıyorlar ki kendime geleyim...

günler geçiyor değil mi? gittikçe yoruluyorum, bak ellerim de titriyor. doğrular ve yanlışlar içiçe ama sanki doğruya koşuyorum, değil mi? peki ya en doğrusu? yine yalnızlık mı dersin? bilmiyorum...


peki, bir şarkı çalıyor aklımın kuytularında, duyuyor musun?

8 yorum:

berşan kayıkcı dedi ki...

"aklımın kuytularında çalan şarkıyı duymanı isterdim. dans etsen benimle... ya da dokunsan saçlarıma! ya da dur dokunma! çınarların gölgesinde yürüyelim seninle, rüzgar tararken saçlarımı."

şimdi burda "amnan fön çektim bozulmasın" tepkisi, bi başkaldırısı, bi isyanı yoksa kağıt helva arası vişneli dondurma olayım mı ?

woundheir dedi ki...

olursan yerim valla :)

berşan kayıkcı dedi ki...

yeme de, yanında yat.. ahaha..
blogunu okuyan ve kan/namus davasına karşı ilgi duyan akrabaların var mı gamze ?

woundheir dedi ki...

tüm sülale okuyor neredeyse :) şimdiye kadar kan çıkmadığına göre şimdi de çıkmaz :D

berşan kayıkcı dedi ki...

göktengrim! bir harf hatası nelere beder..

woundheir dedi ki...

"bırak dağınık kalsın" derler ya işte öyle bir şey...

secill dedi ki...

Canım Hoşbulduk... her zaman okuyorum ben . Sülale !evet okuyor işte kanıtı :) Kısacası gülmek yakışıor sana tecrübeye sabittir Ağlamalıda insan Ağlamak 'da güzeldir Ağlattırana bağlı ...

Çok öpüyürum Harika gidiosun aynen devam diyorum

woundheir dedi ki...

amanın da sessiz okuyucularımdan çiçil aplam yorum yazmış sevindirik oldum :)