Perşembe, Eylül 18, 2008

yağmur duası

* dün gece yatarken yağmur yağsın diye dua ettim öyle yattım. sebep; yeni bir yağmurluk almış olmam ve bunu giyme isteğim. duamın hiç bu kadar hızlı kabul olacağını düşünmemiştim. en son saate baktığımda 3'e geliyordu, hala uyuyamamıştım. tam sızmışım derken bir gök gürültüsü ile yerimden sıçradım. odada kimsenin olmayışı gündüz vakti bile gök gürültüsünden korkan bu bünyeyi daha bir ürküttü haliyle. sersemliği üzerimden attım ama kafamı yastığın altına gömmem bir işe yaramadı. uff ne geceydi ama!

* bir kez daha: facebook sen nelere kadirsin! en yakın arkadaşım dediğim kişinin hayatına giren kişiyi bile sayende öğrendim. 2 hafta olacak hala kendisi söylemedi. hayırlı olsun diyorum buralardan biliyorum ki blogumu da okumuyorsun canım arkadaşım...

* zayıflamışım öyle diyorlar, halbuki ben kilo aldım diye sevinmekteydim!

* kedi ya da köpekleri pek sevmem yani korkarım ama yavrularına bayılırım. kaç zamandır sevmek için petshoplara sürüklüyorum yanımdakileri de. bugün erkan'la,selin ve taci'nin yeni kedileri, hasretimi giderdim. sinirleri bozukmuş şu sıra, ellerime tırnaklarını gömdü birazcık ama dudaklarımı büze büze böyle hanimiş de hanimiş diye diye en şapşal halimle sevdim de sevdim.

* barış akarsu vardı ya ölmüştü ya... aklıma geldi şimdi...

* taksi şoförlerinden bana denk gelenlerinin genelinin benim yaşlarımda okuyan kızı ya da oğlu var mutlaka! ilginç geliyor, gelme diyemiyorum...

* - bak bakayım gözlerime?
+ efendim?
- ooo lens değil bunlar! kaç yaşındasın bakalım?(at beğeniyor maşallah bir de cinsimi sorsa)
+ 20 dolmak üzere.(20li yaş kompleks belirtisi)
- ben de seni 17 yaşındaki oğluma alırım o halde.(gevrek bir gülümseme)
+ pardon?(dumurlardan dumur beğen)
- korkma korkma kayınbaban zengin adamdır!(ve yine aynı gülümseme)

işte bu da kendi kuaförümün kapalı olması üzerine gitmek zorunda kaldığım kuaför sahibiyle aramda geçen diyalog. insanlardaki bu cesaret şaşırtıyor beni, yok böyle bir dünya!

* hani cennet mahallesi diye bir dizi var ya gerçekte de var öyle bir mahalle ve öyle insanlar. film değil, şaka değil. kendi modaları, kendi kuralları, kendi tarzlarına sahipler ve çok da eğlenceliler.

* "düttürü leyla"yı annelerin kullandığı bir tabir olarak bilirdim. tdk tarafından kabul görmüş bir kullanımmış meğerse. vay dedim güldüm.

* kargaların korkuları neye göre belirlenmiş de o korkuluğa şekil verilmiş ki acep?

* geçen gece seni gördüm rüyamda, görüştüğümüzde söylemeyi unuttum. ne gördüğümü hatırlamıyorum ama hayır olsun!

* on yüz bin milyon baloncuk'lu reklam senelerce unutulmasın!

* ruffles maksimum'un gözümdeki karizması ben biftekli cheetos'u görene kadar!

* "seni lapacı seni yıkamacı yağlamacı" diye bir şarkı vardı ya...şimdi de "isim neydi çıkaramadım...bebek'te 3-5 tur atarım" diye şarkılar var ya...insanların eğlence anlayışı var ya ah var ya...

* çok odaklanamadan yazdığım en genel yazılarımdan birinin daha sonuna gelmiş bulunuyorum. vaktiyle çat diye bitirmişliğim var bir yazımı, bugün de pat diye bitiresim var. pat!

2 yorum:

magnum opus dedi ki...

seden gürel - çalkala

yeni yağmurşluk aldık giyelimde millet görsün tribi...

Sinem dedi ki...

en yakın arkadaşların blogu okumamasından muzdarip bir ben değilmişim, sevinsem mi üzülsem mi :)