Pazar, Eylül 14, 2008

giderayak


* evet, gidiyorum...tam yedi buçuk saat sonra yola çıkmış olacağım. günlerdir uykusuzum ve yeni ders programıma bakılacak olursa bu sene de düzene giremeyeceğim ben. biri kontrolümü eline geçirsin ve ben inat ettikçe o da bana çemkirsin!

* "bu sene yeni bir sayfa açacağım" kervanına katılmıyorum bu defa, hiç bir şey planlandığı gibi gitmiyor. zaten keman ve şan kursunu kaçırdım, 1-0 mağlup başlıyorum seneye. o kadar enerjik olmamı bekleme. akışına bırakalı çok oldu...

* senenin 9. ayını bile yarılamışken döneme, "sene başı" demekte ısrarlıyım, evet.

* oha lan çok hüzünlüyüm şuan!

* oha dediğime bakma, ben günlük hayatta kibarımsıyımdır. yapı itibariyle, ne kadar zorlasam da sert ya da kaba olamıyorum. öyle ki tartışırken o sert olmaya çalışmamın eğretiliğini farkettiğim an, gülüyorum ve cıpcıvık bir insan oluveriyorum.

* çarşamba gününden beri kendimi dizginlemeye çalışıyorum uykusuzu okumayım da yolda okurum mantığı ile. kapağı, otisabi'yi ve fırat'ı geçen gece bilgisayarımın ışığında okudum, dayanamadım.

* giderayak bir sürü alışveriş yaptım yine, kullanmayacağım şeyler aldım. ve oruçluyken alışverişe çıkılmazmış; insan o sıcakta, susuzluğun da bıraktığı etki ile kırıcı biri olabiliyormuş bunu anladım. kötü bir kızdım bugün...

* yolculuk sırasında ön koltuktaki kişiyle kucak kucağa uyumak...hoşgörü de bir yere kadar...bazen cidden kaba biri olabilirim...

* etrafımda çok fazlaca müziği anlatan insan var. bilen bilmeyen...müziği eylem haline getirmediğin sürece sus bence sen, konuşma. bilenler zaten sen dinleyesin diye yapıyor, açıklarını ara diye değil. sadece dinle!

* bilkent'e cami, kilise ve sinagog yapılıyormuş. hayır, teker teker değil üçü bir arada.

* anlatım bozukluğunun kralı: "sen başıma gelen en güzel şeysin!"

* aşk meşk yalan bir ilişkide önce saygı sonra sadakat...tabi uzun süreli bir ilişki istiyorsan...

* balık ayıklamak genelde karın deşmekten ibaret, bir düşün!

* demet akalın bu akşam izmit sınırları içindeymiş. sinirlerim daha bir bozuldu şimdi.

* telefonumda world clock diye bir seçenek var, bazen aklıma geliyor açıp bakıyorum sydney'de, washington'da saat kaç...öyle deme o da lazım.

* gossipgirl diye bir dizi gösterime girdi. denk geldim izledim, bölümün başında gossipgirl olarak nitelendirilen kız, yüzü gösterilmeden "sana her şeyi söyleyeceğim ama kim olduğumu asla" gibisinden bir şey söylüyor. benim izlediğim kaçıncı bölümdü bilmiyorum ama kim olduğu gayet de belli. izleyenlerin IQ seviyesi mi ölçülmüş de biliyorlar yoksa insanları aptal yerine koymak hoşlarına mı gidiyor bilemedim. hayır, yani kız söylemem banane tribine girince kendimden şüphe ettim, ama yok o diziden hayır gelmez...

* galatasaraylıyım ve haklı olarak bununla gurur duyuyorum. gassaray denilmesi zoruma gidiyor. düzgün söylemeyeceksen adını alma ağzına biz finrbaçe diyor muyuz?

* bir insan gelsin şu dünyaya ve "kimse beni anlamıyor" diye ortalıkta dolaşmadığı bir dönem olsun... im-kan-sız!

* temmuzdu, söz vermiştin ben geldiğimde ankara'nın güzel olacağına dair. yaktın mı gemilerimi? bak geliyorum ama ben!

* "bak geliyor terlik" geldi aklıma. içgüdüsel bir şey mi bu acaba? ve ben de söyleyecek miyim çoluk çocuk olursa?

* ankara'ya yerleşmek için sebep arıyorum kendime. yüksek lisansı uydurmuştum, her zamanki gibi suya düştü planlar. almıyorlarmış bizim bölümden öğrenci. plan yapmamak lazım plan! sen de silinip gideceksin ankara ama ben sana geliyorum...

5 yorum:

magnum opus dedi ki...

yeni dönem başlıyor insanı acayip tribe sokuyor ben bu sene ne bok yicem onu düşünüyorum koca haftada sadece bir gün iki saatim dolu diğer derslere girme zorunluluğm yok geçmez bu şekilde koca sene uğraş edinmek lazım.

Sisteki Siluet dedi ki...

magnumun iletisi de ilgi çekti ama; ben ne yapacağım dört dersim var hiçbirine devam zorunluluğum yok.. =)

bir de niye galatasaraylıların aklına hemen fenerbahçe gelir bilemiyorum. bilinçaltı harikulade birşey .)
(hemen yazınca fark ettım, fenerlilerin de onca yazı içinde sadece bu dikkatlerini çekiyor) =))

bayılıyormusum bu bilincaltina ahah

ziggytheking dedi ki...

otisabi iç sayfaların birinde olsa daha sonra okurum gibi ama kapağın etkisi geçtikten sonra sırf gazeteye olduğu gibi uykusuz gibi sevdiğim insanları barındıran bi dergiye gazete okurken yaptığım gibi kafa atmamak için otisabi'yi okuyorum. sanki herkese de öyle geliyormuş sanıyorum. bundan anket çıkartıyım ben en iyisi :)

bitmeden, ankara'ya azıcık sonbahar geldi gibi :)

inflack dedi ki...

yola çıktın ve atta muhtemelen burdasın... ankara soğuk.

bilkent'e yapıldı o ortak ibadethane. gerçi daha çok camiiye benziyor.

okudun okudun da aklına ben geldim mi sen onu de bana!

enee gossipgirl 12sindeydi dimi :S kaçırdım onu ben, izliycektim :/
doğru diyosun, plan yapmamak lazım. (ben daha izlemeden kimin anlattığını biliyorum yannız öyle de bir durum var :D)

ankara eşrafı, dışarıdan gelen sakinlerine hoşgelişler diler. :)

woundheir dedi ki...

magnum: devam zorunluluğu olsa da gitmeyenlerdenim, uğraş edinmek konusuna gelince nihayet bu sene çocukluğumdan kalma bir planımı gerçekleştirecektim maalesef olmuyor :( herhangi bir alana kendini adayacak kadar ilgi duyamamak kötü... sanırım kendimi fitness'a adayacağım sen de dene :)

sisteki şövalye :) bilinçaltı dediğin her şekilde kontrolünü ele geçiriyor insanın ama galatasaray ve fenerbahçe isimlerini devam ettirebilmek için birbirine ihtiyaç duyuyor bir yerde, hayat böyle güzel :) derslere girmeyip uğraş aradığında bana haber ver çok güzel uğraştırırım ben seni :)

ziggy: otisabiye bayıldığımı söyleyemem dediğin gibi iç sayfalarda olsa "sonrayı" bırak "bir ara" okurum sanırım :)

ve inflack: hoşbulduk ankara şu dakikalarda gayet de sıcak hatta sıcaktan kıpkırmızı oldum :D evet okudum ve aklıma geldin ;)gossipgirl'e gelince vasat bir dizi bence 13-17 yaşa hitap ediyor. tek bölümde nasıl karar verdin deme ben zaten bıkmışım entrikadan kimin eli kimin cebindeden bırak kafan rahat kalsın ;)