Pazartesi, Eylül 01, 2008

yine gelirim, hep gelirim ben

* ramazanla birlikte hoşgeldim ben de.

* 10 gün olmuş niğde'ye gideli. izmit'te doğdum büyüdüm ben ama bilen bilir aslen niğdeliyim. düğün dernek bahane eş dost görmeye gittik. bulguru kaynattık güzeli oynattık çirkini de söylettik. artık düğünlerde bile demet akalın, serdar ortaç ve bilumum kop kop şarkısı söylenirmiş bunu da öğrendik öyle geldik.

* düşünmek için pek fırsatım olmadı bu defa, mutluydum. düşünmemek güzel şeymiş, hem insanın saçları daha geç ağarırmış. o sebeple düşünmeden aklıma ilk ne gelirse onu yazacağım şimdi. hayır, kaliteli bir yazı için hiçbir zaman söz vermedim.

* ntvmsnbc: tekerleme gibi, oku hele.(entiviemesenbisi)

* ramazan geldi bir sürü safsatayla birlikte geyik de geldi. "oruç musun?", "hayır, oruçluyum". ama ben en çok buna güldüm ilk gün ilk gün, tenk yu veri maç gkn ortağım:
- oruçluyum ben(buradaki ben, ben oluyorum)
- oruçlu ve öfkeliyim.

* caner, doğum günün burdan da kutlu olsun, imkanları kullanmak gerek :)

* LCD ekran ikiyüzlüdür, kandırıkçının önde gidenidir. karşıdan bakarsın kocaman bir şey sanırsın, yanından geç hayalkırıklığından başka bir şey değil. hem ne zaman adı geçse "el CD", "ya CD" ile başlayan saçma sapan cümleler kurarım ben. sevmiyorum sanırım seni LCD.

* yine ben küçükken ateşlenip de acile kaldırıldığımda "iğne istemiyorum" dediğimde fitile başvuran doktorlara sesleniyorum buradan: gün gelir devran döner, yaz bunu bir kenara!

* hobim yok benim bunu biliyordum da; çevremdeki birçok insanın en büyük hobisi, beni aptal yerine koymak. bunu tekrar tekrar söyledim ve en sonunda hazmettim. anlam veremediğim bir nokta kaldı; açıklama yaparken bile aptal yerine koymaya çalışmaları...galiba büyük bir keyif veriyor ki vazgeçemiyorlar. evet evet bunun adı hobi olsa gerek.

* yılların o kassız, güçsüz mr. muscle'ı git yerine üçgen vücut animasyon karakteri gel! olmamış, tüm büyüsünü yitirdi şimdi o yağ çözücü sprey.


* küçükken eşyalara canlı gibi davranırdım. çocuk gelişimi okuyan bir arkadaşıma anlattığımda "hala devam etmiyorsa sorun yok" dedi. televizyon kumandası ve monitörle konuşmam kapsama alanı içinde midir ve küçükken kapıya, masaya çarptığımda annemin onlara "ah seni seni! al sana al sana!" diye vurmasının etki payı var mıdır acaba?

* kötüye doğru ilerliyorum şu sıralar ben, farkında mısın?

* masabaşı sohbetlerini epeyce severim. ramazanlarda ayrı bir tat verir, hele sahurlar bu sohbetler olmadan çekilmez. ilk gecenin sohbet konusu: headbang yapmak vs. hu çekmek. gerisini siz düşünün. anne baba yorumlarına çok gülüyorum ben.

* yaz sıcağında o laptopla içli dışlı olmaktansa sandalye üzeri, masaüstü, pc başı kaynaklı boyun ağrılarına razıyım.

* öfkeyle kalkan bazen de kararla oturur. hayır, saçmalamadım. güzel kararlar verdiğim oluyor, pişman değilim.

* ısrarla tavsiye; hala dinlemediysen dinle bu grubu: yansımalar.

* "yağ satarım bal satarım" oyunu vardı ya hani, sözlerini uzun bir süre yanlış anladım, kendi çapımda sorguladım ve gerçeğe ulaştım. bir ustanın g*tü neden sarı olsun ve küçük çocuk ustasının g*tünü satsın ki? elbette kürkü sarı olacak.

* ramazan dolayısıyla ekran başında kapanan kafalar açılsın, daha fazla sömürü yapılmasın!

* insanları çevrimiçi ve çevrimdışı olarak ikiye ayırabiliyorum. başka türlü sınıflandırma yaparsam kalp kırarım gibi geliyor.

* ramazan davulcularını cesaretlerinden dolayı taa buralardan kutluyorum. uff ne biçim de korkunçtur gecenin bir yarısı o ara sokaklar.

* ben hayatımda hiç kimseye tokat atma isteğiyle yanıp tutuşmamıştım bu zamana kadar, umarım karşıma çıkmazsın.

* kahvaltı da "nutella mı üçgen peynir mi bir tercih yap deseler" yapamam ben. kaskatı kesilirim. incitmekten korkar, susarım. sormayın bunu bana!

* kabloların birbirine dolaşması engellenemez!

* psikosomatiğim tuttu yine, gözlerimde yağmur yağacak!

* hobim olmadığı gibi en ince detayına kadar bildiğim, tanıdığım, hayran olduğum biri de yok. üzüldüm şimdi, ne acı...

* hayır o pisa değil pizza kulesi işte!

* peki ya lahmacunun turkish pizza olarak adlandırılması? bu arada peymacun benzeri taklitlerinden sakının!

* son zamanlarda yastığa sarılmadan uyuyamaz oldum. ben böyle şeyi çocukluğumda bile görmedim yuh bana!

* sonbahar geldi hüzünlendim ben yine, şimdiden hasret kaldım yıldızlı yaz gecelerine.

* "..bir gece sabaha karşı tüm kilitli kapılarım açılacak, yalnızlığımdan çıkıp gideceğim.." der attila ilhan, ne de güzel der ve ben çekip giderim.

4 yorum:

magnum opus dedi ki...

kötüye doğru ilerliyorum şu sıralar ben, farkında mısın?

karanlık tarafa hoşgeldin :)

woundheir dedi ki...

karanlık ve aydınlık arasında sıkça gelgitler yaşarım..ve karanlığı da pek yakından tanırım sağol yine de :)

magnum opus dedi ki...

sen ozaman orada kal :) master yoda'nın dediğin gibi may the force be with you.

woundheir dedi ki...

karanlıktan bıktım ki ben :/ hep aydınlık olsam keşke..