Çarşamba, Eylül 17, 2008

ankara kaçtı gözüme!

* hızlı başladık döneme ve bir o kadar bunaltıcı. şimdiden sınavda ne yapacağım diye düşünmekteyim ve uykularım koşar adım kaçmakta benden en uzağa...

* yurda geldiğim ilk gün, sabahın 6.15'inde hadise'nin hadi deli oğlan hadi belime dolan adlı güzide parçasını takiben jennifer lopez'in let's get loud adlı nostaljik şarkısıyla uyandım. ve elbette ki ağır parfüm kokuları ve fön makinesinin o dinlendirici sesi... işte erkeklerin hayaliyle yatıp kalktığı kız yurdundan manzaralar...

* yalnızım odamda, benim yatağım ve dolabım hariç diğerleri boş...en az pazartesiye kadar bu böyle sürecek...yalnızlığı seviyorum ama tek başına yaşamak bana göre değil. er geç, eve yalnız çıkmak düşüncesi beni korkutuyor...bir yandan da bu düşüncelerle boğuşuyorum.

* yapacak bir şey bulamadım, saçlarımı kestirdim!! hay bu kadınsal içgüdülere...

* akşam vakti güvenpark'ta durakta bekliyordum. bir çifte takıldı gözüm. kızın sırtı bana dönüktü, beline kadar uzun, turuncumsu sarıya boyanmış saçları vardı, şu otantik çantalardan takan entelimsi metalci abla mode on! çocuk da gitarı ve upuzun açık kumral saçlarıyla isveçli metalci abi tipinde, babyface, bir o kadar karizmatik. günümüz marjinal görünen ama sıradanlaşmaya karşı koyamayan bir ilişkiye sahiptiler belli ki. kız ellerini iki yana açarak ve kafasını sağa sola sallayarak hiç susmadan konuşuyordu. çocuk tam cevap verecek...yok yok fırsat bile vermiyordu. beklemekten sıkılmıştım ve yerimde duramıyordum, sürekli göz göze geliyorduk genç kızların sevgilisi tipli arkadaşla. kız kıl payıyla da olsa haklıydı bence ama dır dır yaparak tüm haklılığını yitiriyordu. oysa metallica konserinin efsanevi atmosferinde yaşadıkları o heyecanlı anlardan bahsetseler tüm problem yitip gidecekti belki de. 20 dakika süren bekleme sürecinden sonra geldi otobüsüm ve bindim. 2.48 dakika sürecek 2 duraklık yolculuğuma hazırlanırken karşılaştığım en bıkkın bakışlardan biriyle göz göze geldim. romeo abiye aitti bu bakışlar. çaprazıma oturdu. juliet'i yoktu yanında. "kız haklı!" demek istedim birden, sustum. penceredeki yansımalardan göz göze geliyorduk yine, bu sırada bitti yolculuk. inme vaktim gelmişti, aynı anda ayağa kalktık, bir de komşu çıkmıştık..."kız haklı" demek geldi içimden yine, sustum. indik otobüsten, ben caddenin bir ucuna doğru yürüdüm, o diğer ucuna doğru yürüdü. döndük ikimiz de baktık arkamıza, göz göze geldik. "sıradanlaşmayın siz de!" demek istedim, sustum...

"modern zamanlarda aşk dipdidudidururu mudur?"

* güvenpark'ta beklerken yaktığı sigarayı, beklediği otobüs gelince yere atan insanlara ceza uygulansa elde edilen gelirle epeyce bir şey yapılır. ama isviçreli bilimadamı olmadığımdan yaptığım araştırmalar ne kadar geçerli olur bilemem.

* yeni insanlarla tanışıyorum yine, güzel şeyler katıyorlar günlerime. başka hayatlar, başka hikayeler...

* süprizin kralını yaptı ytrumnoua, ankara yollarına düştü bile.

* ankara'daki travestilerin özellikle cinnah caddesi'ni tercih etmelerinin sebebi nedir ki acep, bileniniz var mı?

* keman kursunu kaçırdım diyordum, kayıtlar uzatılmış sevinçten havalara uçtum tabi. elimdeki programa uyarsa koşar adım gideceğim.

* ankara'nın havasına başlayacağım ha!! o kuru hava gözlerimi bıçak gibi kesiyor adeta! sürekli ağlıyorum!

* bilen bilir, konur sokak liseli emolarıyla meşhurdur. bir kuaför gördüm konur sokak'ta: "emo saç kesimi yapılır" yazıyor duvarında!

* gülesim var ama hiç komik şeyler söyleyesim yok ve hatta konuşasım yok. içten içe bir durgunluk var bende, sezdin mi?

* ha bir de 3 aylık avea macerama son vereceğim sanırım. turkcell de 500-5000'e karşı 300-3000 mesaj uygulamasına geçmiş. her koşulda turkcell rulez!

* "en son yanağıma yaklaştığında söylemiştim sana,
bana yalnızlığımı unutturacak kadar yaklaşma
." kendi kendime bunu tekrar eder oldum son zamanlarda. özdemir asaf gibi bir adam daha gelir mi ki şu dünyaya?

* sonbaharın etkisi değil bu adım gibi eminim. paranoyalarım ve depresifliğimle yüzleşmekteyim...pek içaçıcı olmayan yazılarımla yine gelirim...

4 yorum:

inflack dedi ki...

dipdirurudur.

ve emo saç kesiliri ben de gördüm. ve hatta kestikleri saçıda gördüm. üstler kısa tiken tiken, altları uzun.

cinnah eski alışkanlık. eskiden ankaranın en işlek ve de lüks caddelerindenmişti.

sen ve kemanı birlikte hayal edince ortaya bondla apocalyptica arası bir görüntü çıkıyor.

öyle bir saçlarımı kesitirdim yazmışsın ki okuyan da 10 cm kısaldılar sanacak. sevgili okurlar, 3 cmden fazla değil bu kestirdim! nidasının sebebi.

okul iyidir okul güzeldir. yeni kişilerle tanışmak daha da güzeldir.

yok öyle güz gibi durma gül biraz, sana gülmeler yaraşır.

magnum opus dedi ki...

3 cm mi :) oo ooo allahın günü bol, yarında sıkılır kestirir. aradan 3 gün geçer canı sıkılır kestirir, olmadı boyatır. alış veriş yapmaktan sıkılır bir daha kestirir ve bu dönüşüm çemberine süreklide olmasa diğer sosyal aktiviteler girer. bu döngü böyle devam eder durur.

woundheir dedi ki...

yok yok arkalardan 5cm kadar gitti önler de 10cm falan gitti ilk dakikalar rahatlamanın heyecanıyla böyle bir sevgi kebeleği modunda dolandım da ı ıh pişman oldum sanki biraz :/

inflack dedi ki...

hap aynı şey ben de pişmanım şu anda. saçlar kesilip ertesinde pişman olmamız için uzayan uzantılar.bence yani..