Çarşamba, Eylül 10, 2008

memories never die!

* pek sevgili biricik okulum, Ankara Üniversitesi, pilatesi seçmeli ders listelerine eklemiş, hayırlı fitnesslı olsun.

* taze ekmeğin damağı çizmesi, mutsuzluk sebebi!

* siyah oje sürdüm dün, bugün çıkardım ama üzerimden o coolluğu atamadım hala, kahretsin çok süperim, en süperim!

* insanların beni telefonlarına hangi isimle kaydettiğini merak ederim. ben de onlardan biriyim.

* horlamaya çare bulamadım henüz ama ağız kokusuna son! dişin etrafına monte edilecek, kokulu bir obje geliştirmeyi denesinler. hayır, klozetin kapağını açınca gördüğüm kokulu nesneyle hiçbir alakası yok!

* bana sen lazımsın ne kadar çirkin bir ifade! duyan, adam pasta yapıyor da yumurta lazım sanır.

* annemdeki bu adrenalin tutkusunun yarısı bende olsa aktif bir genç olurdum. ben lunaparktaki o oyuncaklara binmeye cesaret edemezken bungee jumping'ten bahsediyor bana. yok böyle bir şey!

* ayak serçe parmağını ve dirseğini bir yere vurmak kadar acı veren bir şey yaşadın mı sen? kıvrım kıvrım kıvrandırıyor uff...

* dergilerde, gazetelerde, her yerde şu test çılgınlığı var ya hani, her an elinin altında bulunsun istiyorsan işte sana link, ne ararsan var: www.biriyim.com
ben hangi masal kahramanı ve hangi dünya mutfağı olduğumu merak ettim. sonuç: çirkin ördek yavrusu italyan mutfağı'nda!

* kulaklarım çınladığında gerçekten birinin hakkımda konuşup konuşmadığını merak ederim. ama sabaha karşı 5'te çınlıyorsa doğruluk payından şüphe ederim.

* "bu diş macunu öyle süper bir şey ki aileme kullandırıyorum" temalı reklamları sorgulamaktan vazgeçtim de sanki tüm diş problemlerinin çaresi diş macunu gibi hep aynı hikayenin anlatılmasına daha fazla katlanamayacağım! isyanlardayım!!

* en yardımcı fiil: yemek yemek! mutlu olmaya yardımcı oluyor, çok ciddiyim.

* kredi kartını taksit yaptırabilmek amacıyla çıkartıp bir an önce ödeyip kurtulayım diye her şeyi tek çekim alan yegane insan olmadığıma inanmak istiyorum. hadi bir işaret ver!

* aldığım kararları uygulayıp uygulayamadığımı görebilmek için yazmaya başladım bu blogu. ne zaman maddeleme işini farkettim işte o an ciddiyetimi kaybettim.

* bir de sağ taraftaki profil fotografım da çok bayık baktığımı farkettim ama değiştirmeyeceğim! şimdilik...

* çikolataya antep fıstığından sonra en çok yakışan şey hindistan cevizidir. coco star bunun en önemli temsilcisidir. itiraz istemiyorum!

* kızların ip oyunları vardır ya. önce ayak bileklerindedir o ip, sonra dize çıkar, sonra kalçaya ve en son bele. ben kalçaya gelince yere çakılanlardandım. nasıl bir esneklikti arkadaşlarımdaki hala şaşarım. hoplayamazdım, yere düşerdim ve dizlerim kanardı. neyse ki sarı boncuk fırlatan tabancalar çıktı da sonra hırsız-polis oyunları daha bir keyif vermeye başladı, erkek arkadaşlarımın oyunlarına transfer oldum ben de. ve tabi ki tasolar...maç yapamazdım 5 dakikadan fazla, dalağım şişerdi hemen. saçma da olsa simit vardı bir de, izlemesi zevkliydi onu da. evet evet kesinlikle erkek oyunları daha keyifliydi...

* bir de ilkokulda bir hocamız vardı, "allah'ım sen ölmeden canımı alma ya rabbim amin" diyip dururdu ve biz buna çok gülerdik.

* okuduğum bölümü söyleyince "amerikan'ın kültürü mü varmış pehh!" diyen kişilere karşı duyarsızdım ama aynı şeyi defalarca duymak gittikçe sinirimi bozmaya başladı. alternatif cevaplar aramaktayım.

* eğer şu atlas deneyi dünyanın sonunu getirecekse son saatlerimizi yaşıyoruz demektir. yapmam gerekenleri bırak yapmak istediklerimi bile yapmadım henüz. gözüm açık gider mi ki? e şey tabi bedenim parçalanmadığı takdirde..

* günün şarkısını morphia'dan memories never die olarak atıyor ve aklıma gelmeyenlerle yazımı noktalıyorum...

"Forget the past and the present
And take me to another day."


3 yorum:

inflack dedi ki...

o ip oyunlarınn en kolayı isveç norveç danimaradır ve ben hep onu kullandım. 4'leri asla oynayamadım, 2'ler neden yasak asla öğrenemedim. bunu sana anlatmıştım galiba.

o sarı bilyeli tabancaların sonu bende poligonda bitti. şu an evde havalı tüfekle ateş ediyorum.

tasolarım duruyor hala odamın ücra bir köşesinde. traktörlerim kimbilir nerede, robot bebekimi 3 gün evvel gördüm tozlanmıştı epey.

ve ama bütün bunlardan bahsettikten sonra hala oje sürmekten bahsedebiliyor olmak işin güzel yanı. :)

maddeleme işi arada bayıyor, maddelemeyen blogları okuyunca düz yazası geliyor. o anlardan faydalanmak lazım bazı bazı.

iyi yazmalar.

(bu harf girme muhabbetini cidden de sevmiyorum yaa!)

magnum opus dedi ki...

kredi kartını taksit yapmak amacıyla çıkartıp tek çekim kullanan insanlardan birisi olmakla gurur duyuyorum, bu sabah bankaya ödemede bulundum, böyle sıcacık geçirdi diyaframımda hissettim o kredi kartınını tek çekimlik kullanmanın zevkini :) bir de üstünde faiz varsa daha bir zevkli oluyor.
dirsek ve ayak serçe pamağını boşver en son dilini ne zaman ısırdın?

woundheir dedi ki...

uzun bir zaman olmuş ki unutmuşum dil acısını uff içim sızladı! :/