Perşembe, Eylül 04, 2008

mazeretimsili asabi

* mazeretim ne kadar geçerlidir bilmiyorum ama asabiyim bugünlerde. bir o kadar da mutsuz.

* hayatında birçok şey yolunda gidiyorsa bil ki yine o birçok şey alabora olabilir herhangi bir anda. neye uğradığını şaşırırsın! elinden bir şey gelmez.

* birilerini kendince cezalandırırken başkalarının mutsuzluğuna sebep oluyorsan yanlış giden bir şeyler var demektir.

* biriken tüm sinirimi en olmadık anda en olmadık kişi üzerine püskürttüm, en büyük pişmanlıklarımdan birini yaşadım. bu blog üzerinden nesnelere, kişilere saldırmak en iyisiymiş. kimseye zararım yokmuş o zaman. bunu anladım son 2 günde.

* evet pek sıkıcıyım. istemiyorsan okumaya devam etmeyebilirsin. ne yazacağımı bilmeden devam ediyorum pek iç açıcı şeylerden bahsetmeyebilirim. hatta devam bile etmeyebilirim.

* tuzzy basbourne'umuz var bizim, o da başladı blog yazmaya. bir uğra, okurum güzelleşirim'de de adı var: şatruuz!

* bir ilişkide 3. bir kişi varsa başrolü o oynar. birincil kişi çoktan ikinci(yani 3.) kişinin gölgesinde kalmıştır ve bu üçgen bozulmadığı sürece öyle kalacaktır. yine de atalara kulak vermek gerekir: son gülen iyi güler. hayır, bu sadece gözlem, böyle bir ilişkim yok.

* ayşe teyze'ye o kadar laf söyledim duydu mu ne? indirime girmiş ace!

* gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar diyor ya o şarkıda, ben de yuh diyorum! ama yok kalabalık içindeki yalnızlığı kastediyorsa güzel benzetme der ellerinden öperim.

* az önce hayatımda karşılaştığım en alegorik isimi farkettim, sonra unuttum. hatırlayınca yazarım.

* deniz'le birlikteyken benim adım mehtap olsa aniden, sorsak seni; neredesin?

* okuyabilirsen kocaeli okuyamazsan koca evi diye bir deyiş uydurmuş dersane sektörü, daha yeni duydum höh dedim, engel olamadım.

* 1-2 saat önce facebook'a giremedim, altyapı çalışması neyin varmış. nasıl gerildim, hayatımda büyük bir boşluk hissettim bir anda anlatamam. cep telefonumu evde unutup dışarı çıkmışa döndüm.

* kardeşimle aynı odayı paylaşıyoruz, uyuyor şu an ve aynen şöyle sayıklıyor gayet hızlı ama sakin: bak bak bak polis geldi ahmet polis geldi bak bak!

* cola turka'nın chevy chase'li çıkış reklamı vardı ya yaratıcı olmadığı oranda iticiydi, çok şükür ki coca cola taklidi reklam yöntemine başvurdular da unutuldu gitti.

* ergenlik dönemini atlatıp normale dönenler için "çirkin ördek yavrusuydu kuğuya dönüştü" benzetilmesi yapılmasın artık! yapana bu ördek gibi bakarım affetmem!

* lost izlemeyengillerdenim. e haliyle sawyer, mawyer bilmezdim. josh'ı yani sawyer'ı ilk kez yurt kantininde tıkınırken beyaz show'da gördüm. tabi pür dikkat, çıt yok kimsede. içimden bilimum tarifini yapamayacağım tepkiyi veriyorken televizyondan da ayırmadım gözlerimi, elimdeki tabağı bırakmam gereken yere değil de yere bırakınca dikkatleri üzerime topladım. "josh mıydı bu adamın adı" dedim, "evli" dediler. yoo yıkılmadım.

* doğum gününün bayrama seyrana denk gelmesi ne kötü! hele 1 ocak doğumlulara hepten üzülüyorum. hayır, 31 aralık yılbaşıyla kaynar kutlanır da ertesi gün kim bir kutlamaya daha katlanacak o yorgunlukla?

* seni seviyorum diyene teşekkür ederim cevabını veren hödük, kalas, odun geyiği vardır ya. ne komik değil mi? evet evet eheh komik tabi. işte ben de o teşekkür edenlerdenim. yok canım neden alınayım ki? söylemiştim tomruk gibiyim.

* ben senin dokunmatik telefonun yüzünden yanlışlıkla boş ya da eksik mesaj gönderme ihtimalini sevdim :(

* liseli kızlar gibiyim şu sıralar. bir tripler, bir bunalmalar, bir değişiklik çabası... yok yok çekilir çile değilim!

* şimdi cama biri tıklasa aralasam perdeyi baksam karşıma bir uzaylı çıksa. korkudan dilimi yutsam, tam bayılacakken üstün teknolojileriyle engellese bayılmamı. sonra bir kapsül yuttursa onların dilini konuşmaya başlasam. beni marsa gezmeye götürse, sonra ufosuyla eve bıraksa. gitse, el sallasam arkasından. sonra farketsem ki hala onların dilini konuşuyorum. ulaşamasam bir daha ona. kimse anlamasa dilimden. off ne biçim de kötü olur!

* death, come near me: anlayarak dinlemelisin. gerçi anlamasan da hissedersin. öyle de hisli bir şarkı...

* dedim ya hani uzaylı camı tıklasa, ben gecenin şu saatinde değil camı tıklasa "imdaaaat yardım edin!" diye bağırsa da aralamam o perdeyi. koşar babamı uyandırırım, öyle de tırsak bir insanım.

* yabancı şarkıcı, aktris vs ve turistlere "türk erkeklerini nasıl buluyorsunuz?" diye de sorulmasın artık! farklı olan her zaman caziptir. yoksa niye gezdirsin elin sarışın isveçlisi bizim kıro hüseyini yanında?

* "sen çok iyisin ama ben sana layık değilim" yalanı da bu yazımla ve özdemir asaf'ın şu sözleriyle son bulsun artık!

''- seni yitirmek istemem. senin benim olmanı bu yüzden istemiyorum.

aptaldır bu.

-beni yitirmeni istemem. senin olmak istemiyorum bu yüzden.

bu aptal bile değil.''

2 yorum:

Tuzzy Basbourne dedi ki...

Var bir mazeretin, söylemek istemediğin. Yine ay güneşin karşısında yenik düşmüş sanırım, en çok parladığı dolunay da bile güneşin sayesinde aydınlatıyor dünyayı. Ve biz anlamlar yüklüyoruz denizin üzerindeki yakamoza. Hem "mehtap" delirtti bizi hem de mecazi anlamını düşünürken trenleri kaçırtan atasözleri yedi bitirdi bizi. Sağlık neym olsun, hayır olsun :)

magnum opus dedi ki...

şiddete meyyalim vallahi dertten.
bu sırada lost2u boşver artık eski havası kalmadı, boku çıktı. zaten milleti bağımlı yapan mevzu ilk sezonun kalitesiydi. diğer sezonlar beklentilerini karşılamıyor. ama sırf sawyer için izleyebilirsin.